İnternette gezindiğimiz sırada daha önce duymadığımız ya da duyup da anlamından bihaber olduğumuz birçok harf grupları veya kelimeler var. URL’de bunlardan bir tanesi. Bizde herhangi bir “URL nedir?” gibi bir soru gelmesi durumunda cevaben bu yazıyı hazırladık. Haydi o zaman URL açılımı ve Türkçe anlamını açıklama ile işe başlayalım.

İngilizce Uniform Resource Loader kelimelerinin kısaltması olan URL, Türkçe “Tekdüzen Kaynak Yükleyici” anlamını taşır. URL internet sayfalarının kaynak hedefini belirtmek amacı ile kullanılır.

Örnek verecek olursak www.tpkmedya.com bir URL’dir. Kısacası tarayıcınızın adres kısmındaki görünen adres tamamıyla URL’dir. Ancak bilmeniz gereken bir konu var ki belirttiğiniz URL’nin 2.083 karakteri geçmemiş olması. Aksi takdirde bazı tarayıcılarda düzgün görüntülenme sağlayamaz.

Çalışma Prensibi

Birazda URL çalışma sistemini anlatalım. Bilgisayarlar internet bağlantısı sırasında sunucu ile sayısal olarak iletişim halindedir. Bu sayılara bilgisayar dilinde İP adresi diyoruz. Ancak İP adresleri siteye ulaşmak için ideal bir veri sistemi değil. Bu durumda sitelere ulaşmak için URL dediğimiz yapısal metinleri kullanıyoruz. URL, aynı zamanda söz konusu internet sitesinin dosya yapısını da belirler. Bir URL’nin içerisinde bir protokol, bir domain adı ve bir yol bulunur.

URL Önemi

SEO yanı arama motoru optimizasyonu için URL’nin önemi büyüktür. Arama motoru URL içeriğinden sitenizin ne ile ilgili olduğunu çıkartabilir. Bu yüzden URL’nin oluşumunda düzgün kelimeler seçilmeli. Aksi durumda arama motoru sitenizi benimseyemez ve aranan anahtar kelime neticesince sizi daha alt sıralara itebilir. URL’nize anahtar kelimenizi yerleştirdiğiniz durumlarda, arama motorlarında üst sıralara çıkmanız daha kolay hale gelir. URL’de anahtar kelime kullanımı sitenin arama motorlarındaki sıralamasını değiştirse de sadece bu durum sitenizin arama motorlarında üst sıralara çıkmasını sağlamaz. Bu nedenle anahtar kelime kullanımı yaparken sitenizin URL bütünlüğünü bozan bir yapı seçmemeniz oldukça önemlidir.

Harici başka bir durum ise düzgün bir dille oluşturulmuş akılda kalıcı bir URL kullanıcı deneyiminizin üst seviye olmasını sağlar. Bu da temel olarak SEO ile alakalıdır. Yani arama motorları kullanıcı deneyimini ön planda tuttuğundan, kullanıcılar için site URL adresinin kolay ve anlaşılır olması deneyimi üst seviye çıkaracağından dikkat edilmesi gerekiyor.

Sosyal medyada ya da herhangi bir platformda site linki paylaşmak sitenize kullanıcı çekme amacı itibarıyla çok önemlidir. Bu noktada düzgün görünmeyen karmaşık harf ve sayı gruplarından olan URL’ler kullanıcılar için hoş biz manzara olmaz. Optimize edilmiş, düzgün dilbilgisi kurallarına göre yazılmış ve okunaklı bir URL ise daha fazla kullanıcının web sitenizi ziyaret etmesi anlamına gelecektir.

URL Kullanımının Püf Noktaları

  • URL oluştururken; basit, dilbilgisi kurallarına uygun, kolay okunaklı olmasına özen gösterin. Böylelikle hem kullanıcı deneyimini iyileştirmiş hem de arama motorları için daha cazip bir web sitesi yaratmış olursunuz. URL oluştururken karmaşık kodlar ve numaralar kullanmayın. Bunun yerine kullanıcılar tarafından daha kolay anlaşılabilecek URL’ler meydana getirin.
  • Bir URL kısa ve net olmalıdır. Web sitenize kullanıcı çekmenin ve o kullanıcıyı sitenizde zaman geçirmeye ikna etmenin ilk ve temel yolu URL oluşturmaktır.
  • URL’nizdeki kelimeleri ayırırken tire (-) kullanın; alt çizgi, nokta ya da farklı bir işaret kullanmayın. Bu şekilde kullanıcılarınızın daha iyi bir okuma deneyimi yaşamalarını sağlarsınız.
  • URL’nizde sadece küçük harfler kullanın. Büyük harf kullanımı, sayfa yönlendirmelerinde karışıklıklara neden olabilir.

Bu yazımızda sizlere “URL nedir?” başlığı altında URL’nin tam olarak ne olduğundan bahsettik yazımızı beğendiyseniz buradan diğer blog yazılarımıza göz atabilirsiniz.

Son dönemin en popüler para kaynaklarından biri olarak görülen internet, sizler içinde bir gelir kapısı olabilir. Bu yazımızda sizlere “Web Sitemden Nasıl Para Kazanırım?” gibi bazı sorularınıza cevap arayacağız.

İnternetten Para Kazanmak İstiyorsanız Realist Olun

Öncelikle bazı yanlış anlaşılmalara mahal vermemek adına açıklamalar yapmak istiyoruz. İnternet üzerinden normal bir işte çalıştığınızın aksine sabit bir gelir beklemek yanlıştır. Hele ki bu geliri hemen beklemek samanlıkta iğne aramak kadar zor. Yani kısaca belirtmek istediğimiz sabırlı olmanız gereken ve emek vermeniz gereken bir iş. Eğer benim buna ayırabilecek fazladan vaktim yok derseniz bu yöntemi bir iş kolu olarak kullanmanızı önermiyoruz.

Sabit bir gelir beklemeyin demiştik. Bu konuya biraz ayrıntı katacak olursak, başladığınız anda yüksek kar beklemeyin. Bunun için belirli bir sürenin geçmesi gerekiyor. Bunlara ek zamanınızın büyük bir bölümünü bu  konuya harcamanız gerekebilir.

Web Sitesinden Nasıl Para Kazanılır?

Bunun için birçok yöntem mevcut olsa da biz sizler için en çok tercih edilenleri bir araya getirdik. Hadi şimdi bunları sıralı maddeler halinde anlatalım.

1.    Google Adsense ile Para Kazanma

Web sitesi üzerinden en bilinir ve popüler yolu Google Adsense üzerinden para kazanmaktır. Google Adsense bir tür reklam hizmetidir diyebiliriz.

Google bünyesinde web sitesinde reklam vermek isteyen kişiler için bir hizmet bulunduruyor. Bu hizmet Google ile anlaşmalı olan firma veya kuruluşların reklamlarını Google aracılığı ile kendi web sitelerinde yayınlamalarını sağlar. Bu reklamlar üzerinden gösterim başına belirli bir ücret alırsınız. Tabi bu ücret Google’ın anlaşmalı olduğu firma tarafından ödenir. Tabii Google da bu ücretten %32’lik bir pay edinir.

Google Ads dünya üzerinde en çok kullanılan reklam hizmetidir. Bu duruma gelmesinde ölçülebilir reklam vermesi etkili olmuştur. Ölçülebilir reklam kullanıcıların reklama tıklamadıkları müddetçe reklam verenden herhangi bir ücret alınmaz.

Google Adsense ’ye başvurmak ve sitenize Google reklamlarını eklemek oldukça basittir. Sitenize Google reklamları eklemek için Adsense Program Politikalarına uygun bir web sayfanız olması yeterlidir.

2.    Google Adsense Alternatifi Reklam Ağları ile Para Kazanma

Google Adsense içinize sinmediyse meraklanmayın. Adsense harici reklam alabileceğiniz birçok hizmet mevcut. Üstelik bazı alternatifler gösterim başına da ücret ödediklerini iddia ederler. Haydi Adsense harici kullanılan bazı alternatif reklam hizmetlerini sıralayalım;

  • ReklamStore
  • Adcash
  • adsterra
  • Wordego
  • Linkwise

Tabi ki bu firmalar haricinde kullanabileceğiniz onlarca reklam hizmeti alabileceğiniz servis var. Aralarında detaylı araştırmalar yaparak en uygun olanını kullanabilirsiniz.

3.    Reklam Yayınlamak İsteyen Müşterilere Reklam Alanı Satmak

Eğer ki yukarıda bahsettiğimiz reklam hizmetlerinden memnun kalmazsanız web sitenizde bulunan alanları özel firmalara reklam yapmaları için kiralayabilir veya satabilirsiniz. Ancak böyle bir şeyin mümkün olabilmesi için belirli bir potansiyel kullanıcıya ulaşmanız gerekebilir. Google Analytics benzeri uygulamalar ile sitenizin ziyaretçi analizini, reklam verecek şirketlere göndermeniz gerekiyor.

Peki “reklam verebilecek özel firmalara nasıl ulaşabilirim” diye soracak olursanız web sitenize uygun gözünüze kestirdiğiniz büyük bir işletmeye e-posta gönderebilir veya Linkedin üzerinden firmaların reklam işleri ile ilgilenen insanlarla bağlantı kurabilirsiniz. Eğer sitenizde kullanıcı trafiği yoğun ise kolaylıkla reklam verebilecek firma bulursunuz.

4.    Affilate Marketing ile Para Kazanma

Gelirin oldukça yüksek ancak zor bir yöntem olan “Affilate Marketing” yani “satış ortaklığı”. Satış ortaklığı isim olarak anlamsız gelebilir. Ancak satış ortaklığı yapan kişiler satış yapan firmalara yönlendirme yapan elemanlardır.

Biraz ayrıntı ermek istiyoruz. Satış ortaklığının birçok farklı uygulama şekli olsa da en çok kullanılan yöntem “ürün tanıtım yazısı” yazarak müşterileri anlaşmalı olduğunuz firmanın ürünlerine yönlendirmektir. Tabi yazıyla beraber çeşitli video veya görsel gibi içerikler kullanarak verdiğiniz link ile müşterinin yönlendirdiğiniz firmaya ulaşmasını sağlarsanız bu durumdan yüksek komisyon talep edebilme imkânınız var.

Bu yöntemin zor bir yöntem olduğunu söylemiştik. Zor olan kısmına değinecek olursak aslında fiziksel olarak bir zorluğu yok. Zor olan kısmı oluşabilecek farklı durumlarda meydana gelen komisyon hak etmek durumudur. Bazı örnekler vererek bu durumu özetleyelim; örneğin tanıtmış olduğunuz ürün başka sitelerde de tanıtılıyor olabilir. Müşteri de haklı olarak farklı sitelerde yapılan yorumları okuyarak karar verme sürecine gider. Bu gibi durumlarda komisyon ücretini firmaya yönlendirmek için kullandığı link hangi siteye ait ise, o site alır.

Bazı durumlarda ise site kullanıcı yaptığınız yorumlar neticesince ürünü almaya karar verir ancak belirli bir süre sonra ürünü firmaya direk ulaşarak alır. Bu durumda yine komisyon hakkı iddia edemsiniz.

Eğer Affilate Marketing sistemi ile ürün satarak para kazanmak istiyorsanız, satışını hedeflediğiniz ürünün satın alma kararının çabuk verilmesi ve rekabetin az olması gereklidir.

5.    Sitenizden Bağış Toplama

Yurt dışında sıkça kullanılan ülkemizde de daha yeni kendini gösteren “bağış toplama” bir sonraki para kazanma yöntemimiz. Bazı ücretsiz yayın yapan siteler reklam vererek kullanıcılarını alakasız olduğu konularla muhatap etmek yerine Pay pal veya çeşitli ödeme yöntemleri ile bağış toplama sistemini kullanıyorlar.

Ancak bu yöntemin belirsiz bir getirisinin olduğunu unutmayın. Yani ne kadar gelir elde edeceğiniz kullanıcının insafına kalmış. Eğer sitenizde kullanıcıların keyifli vakit geçirdiğini düşünüyorsanız herhangi bir ödeme yöntemi kullanarak bağış toplamaya başlayabilirsiniz.

6.    Site Üzerinden Ürün ve Hizmet Satarak Para Kazanma

E-ticaret internet üzerinden belirli bir gelir elde etmek için uygulanan en somut yöntemlerden biridir. Genel amacı internet üzerinde tanıttığınız fiziksel ürünlerin çeşitli ödeme yöntemleri ile satışını gerçekleştirip buradan belirli bir gelir elde etmek için kullanılır.

Nihai amacı ziyaretçisine bilgi vermek olan web sitelerinde ürün satmak da mümkündür. Örneğin, bir yemek tarifi sitesinde pişirme araç gereçleri veya gıda malzemeleri satışı yapılabilir. Ya da özel günlerde aşçılık hizmetleri verilebilir. Bu örnekleri sitenin yayın konusunu arttırmak mümkündür.

7.    Web Sitesi Üzerinden Üyelik Satarak Para Kazanma

Bir başka gelir elde etme yöntemimiz siteniz üzerinde ücretli üyelik sistemi kullanmaktır. Forum vb. sitelerin kullandığı bu yöntem sitede üye olan kullanıcılara birtakım ayrıcalıklar sunarak para kazanmayı hedefliyor. Eğer sizin de bu duruma benzer verebileceğiniz ayrıcalıklı durumlarınız mevcutsa internet sitenize üyelik sistemine geçmeniz karlı bir yatırım olacaktır.

8.    İndirim Kuponu Yayınlayarak Para Kazanma

İnternet üzerinden herhangi bir ürünü ya da hizmeti satın almak isteyen kişiler, web üzerinde “indirim kuponu” araması yaparlar. Rakuten vb. firmaların linklerini sitenize ekleyerek, yapılan indirimli alışverişlerden gelir elde edebilirsiniz. Bu siteler, dünya üzerindeki birçok çevrimiçi mağazada indirim imkânı sunar. Sizin bağlantınızla kaydolan üyeler, bu sitedeki bağlantılar üzerinden alışveriş gerçekleştirirler ise gerçekleştirdikleri alışveriş tutarı üzerinden bir miktar geri ödeme alırlar. Siz de bu geri ödemelerden komisyon elde edersiniz.

9.    Danışmanlık Yaparak veya Eğitim Vererek Para Kazanma

Eğitim ve danışmanlık hizmeti sunmak bir başka internet üzerinden gelir elde edebileceğiniz yöntem. Eğer ki alanında profesyonel iseniz veya herhangi bir konuda yetenek veya tecrübeniz varsa danışmanlık hizmeti ile veya bu alan ile ilgili ücretli eğitim videoları yayımlayarak  gelir elde edebilirsiniz.

10. Web Sitesi Ticareti Yaparak Para Kazanma

Her ne kadar “Web Sitemden Nasıl Para Kazanırım?” sorusu ile bağdaşmasa da son madde olarak web sitesi tüccarlığı ciddi bir gelir elde edebileceğiniz bir yöntemdir. Web sitesi tüccarlığı ne diye soracak olursanız web sitesi açarak bu siteye ciddi anlamda potansiyel kullanıcı çekmek ve sonra bu siteyi yüksek meblağlara satma işidir.

Zira bu yolla para kazanan çok az web tasarımcı olduğunu söylersek rekabet ortamına girmeden rahatlıkla yapılabilir bir iş. Ancak web sitesi tasarımını yapıp üstüne bir de kullanıcı çekmek yorucu, masraflı ve zaman harcamanız gereken bir yöntem olduğundan size zor gelebilir.

Bu yazımızda “Web Sitemden Nasıl Para Kazanırım?” gibi sorularınıza cevap niteliğinde bilgilendirmeler yaptık. Yazımızı beğendiyseniz buradan diğer blog  yazılarımıza erişebilirsiniz.

Bu yazımızda sizlere Google’ın My Business hizmeti ile ilgili bilgilendirmeler yapacak, Google tarafından işletmeniz için sağlanan bazı ayrıcalıklardan bahsedeceğiz. Sonuna kadar okuduğunuzda işletmeniz için çok yararlı bilgiler edinebileceğiniz bu yazımıza “Google My Business nedir?” sorusunu cevaplandırarak başlayalım.

Google My Business Nedir, Ne İşe Yarar?

Google My Business Google tabanlı harita uygulaması olan Google Maps için işletme eklemimizi sağlayan bir hizmettir. Bu hizmetin verilme amacına değinecek olursak Google’ın rakipleri olan Yandex Navigatör veya Apple Maps gibi haritaların önüne geçmek diyebiliriz. Her ne kadar bu bizim yorumumuz olsa da durumun böyle olduğundan şüphemiz yok.

SEO çalışmalarında da önem arz eden haritalara işletme ekleme özelliği ile ön plana çıkan Google My Business, popüler ve kullanıcılar için çok kullanışlı olan yorum yapabilme özelliği de mevcut. Daha önce yayımladığımız birçok SEO yazımızda haritalara işletmemizi eklememizin çok yararı olduğundan bahsetmiştik. Bunlara ek olarak kullanıcı yorumları da işletmenin popülerliğinin artmasında yardımcı oluyor.

Google My Business’e Nasıl Firma Eklenir?

Öncelikle bir Google hesabına sahip olmanız gerekir. Eğer bir Google hesabına sahip değilseniz Google arama motoru ana ekranına geldiğinizde sağ üst köşede bulunan oturum aç kutucuğuna tıklamanız gerekir. Bu kutucuk sizi öncelik olarak mevcut hesabınızla oturum açabileceğiniz bir ekrana yönlendirecek. Burada alt kısımda bulunan hesap oluştur yazısına tıklayarak Google hesabı oluşturabileceğiniz bir alana yönlendirilirsiniz. Bu çok çetrefilli bir yol gibi gözüküyorsa Google’a “Google hesabı aç” yazıp gelen ilk sayfaya tıkladığınız takdirde yine aynı sayfaya yönlendirilirsiniz. Bu sayfada yapmanız gerekleri basitçe anlatarak hesap açmanıza yardımcı olacak bilgiler var. Üstelik bu işlem en uzun 5dknıza mal olacaktır.

Google hesabı oluşturduysanız veya önceden sahip olduğunuz bir Google hesabınız var ise sıradaki işlem Google My Business ekranına giderek buraya sahip olduğunuz Google hesabı ile giriş yapmak.

Bundan itibaren tamamen işletmeniz ile alakalı olan kısımlar. Öncelikle önünüze işletmenizin ismini girmeniz gereken bir kutucuk belirecek. Bu kutucuğa işletmenizin adını girerek aratmanız gerekiyor.

“Daha önce işletmemi eklemedim buna ne gerek var?” gibi bazı sorular aklınıza gelebilir. “Google yerel rehber” adı verilen bazı Google gönüllü geliştiricileri işletmenizin harita kaydını yapmış olabilir. Bu durumda mevcut olan girişi sahiplenmeniz gerekecektir. Bu duruma yazımız dahilinde ayrıntılı bir şekilde değineceğiz.

İşletmenizin adını girdiğiniz takdirde Önünüze benzeri isimli işletmeler gözükecek. Bu işletmelerden herhangi biri sizinki ise yukarıda bahsettiğimiz senaryo geçerli olacak. Ancak burada sizin işletmeniz yoksa “Bu ada sahip bir işletme oluşturun” seçeneğini seçmemiz ve sonrasında gelen ekranda ileri diyerek devam ediyoruz. Ancak biz belirtmek isteriz ki ileri tıkladığınızda Google’ın hazırlamış olduğu “Google Hizmet Şartları ve Gizlilik Politikasını” kabul etmiş oluyoruz. Bu uyarıyı Google da ileri tıklamadan önce yapıyor.  Bu bildiri ile alakalı daha fazla bilgi almak için ileri tıklamadan önce aynı ekranda bulunan linke tıklayarak bilgilendirme alabilirsiniz.

İleri seçeneğine tıkladığınızda sıradaki açılacak ekran kategori ekranı. Burada işletmenizin kategorisini seçmeniz gerekiyor. Ekranda gözüken kutucuğa işletmenizin hangi alan ile ilgilendiğine dair birkaç kelime yazmamız gerekir. Yazdığımızda aşağıda işletmemize en yakın olan kategoriyi seçip tekrardan aşağıda beliren ileri tuşuna tıklamalısınız.

Sonraki evrede seçtiğiniz kategori ile bağıntılı olarak seçmeniz gereken hizmet kalemleri yer alıyor. Size en uygun olanları seçip devam edebilirsiniz. Eğer Listelenen hizmetler sizin hizmet kalemlerinizi yansıtmıyorsa veya eksikse “+Özel hizmet ekle” yazısına tıklayarak dilediğiniz hizmetinizi yazarak ekleyebilirsiniz. Bu işleminizi tamamladıktan sonra yine ileri seçeneği ile devam edeceksiniz.

Sonraki adımda firmanızın bir nevi adresini ekliyoruz diyebiliriz. Bu durumda iki farklı seçenek var eğer firmanızın fiziksel bir konumu mevcut ise (işyeri, ofis vb.) “Evet” kutucuğunu işaretleyerek ilerleye tıklıyoruz. Yoksa “Hayır” kutucuğunu işaretleyip yine ilerleye tıklıyoruz.

Yukarıda bahsettiğimiz sayfada “Evet” seçeneğini seçerseniz karşınıza işletmenizin adres bilgilerini girebileceğiniz bir sayfa açılacak bu sayfadaki alanları işletme konumunuza göre doldurmalısınız. Sonrasında Yine “İleri” butonuna tıklıyoruz.

İşletmenizin adres bilgilerini girip “İleri” dediğinizde ise “Bu konum dışındaki müşterilere de hizmet veriyor musunuz?” ekranı ile karşılaşacaksınız. Eğer müşterileriniz hizmet almak için mutlaka işletmenize gelmek zorunda ise bu seçeneğe “Hayır” cevabı vermelisiniz. Eğer müşterilerinizin adreslerinde de hizmet veriyorsanız “Evet” demeniz gerekmektedir.

Evet seçeneğini işaretleyip “İleri” devam edersiniz hizmet bölgenizi seçmenizi isteyen bir ekran gelecek. Bu ekrandaki kutucuğa nerelerde hizmet vermek istediğinizi yazabilirsiniz. Eğer ülke çaplı bir hizmet sunuyorsanız “Türkiye” yazmanız yeterli. Ancak belirli bölgede hizmet veren küçük bir işletmeniz varsa o bölgeyi yazıp gelen sonuçlardan birini seçerek devam edebilirsiniz. Tabi bu isteğe bağlı bir ayrıcalık olduğunu unutmayın.

Sonraki aşamada işletmenizin iletişim bilgilerini yazmanız gerekiyor. Telefon numarası ve web adresinizi işaret edilen kutucuklara yazarak ekleyebilirsiniz. İşletmenize dair herhangi bir web sitesi bulunmuyorsa “Girdiğim bilgilere göre ücretsiz web sitesi oluşturulsun.” seçeneğini işaretleyerek basit ancak ücretsiz bir web sitesi oluşturabilirsiniz. Tabi web siteye ihtiyaç duymuyorsanız böyle bir seçenekte mevcut. Sonrasında tekrardan “İleri” butonuna tıklıyoruz.

Yukarıda belirttiğimiz tüm bilgileri eksiksiz bir şekilde doldurduğunuz takdirde Google My Business hesap girişiniz tamamlanmış olacak. Bundan sonraki işlevlerimiz hesabın yönetimi için geçerli olacaktır. Hesap girişi tamamlanmadan önce yönetim için yapabileceklerimiz Google tarafından belirtilir.

“Son” butonuna tıkladıktan sonra ise, aşağıdaki ekran ile karşılaşacaksınız. Yazdığınız adresin üstündeki “Kişi adı” kutucuğuna posta adresinde sürekli bulunan birinin adını yazıp “Posta” butonuna tıklamanız yeterlidir.

Posta butonuna tıkladığınızda 14 gün içerisinde posta kartının elinizde olacağına dair bir bilgi ekranı geldiyse kaydı başarı ile tamamlamışsınız demektir. Tek yapmanız gereken gelen posta kartı ile doğrulama kodunu Google’a iletmek. Önemli: “Diğer seçenekler” sekmesini mutlaka kontrol edin.  Google bazen işletmenizi kaydederken girdiğiniz telefon numarasına kısa mesaj göndererek veya arama yaparak işletmenizi doğrulayabilir. Eğer Google size böyle bir seçenek sunar ise posta kartını beklemenize gerek kalmaz.

Google My Business Hesabımı Nasıl Doğrulayabilirim?

My Business kaydı oluşturduğunuz takdirde önceliğiniz kayıt doğrulama işlemi olmalıdır. Google kullanıcıların yanılmaması için sahte kayıt gibi durumların önüne geçmek adına bir nevi doğrulama işlemi tanımlar. Bu işlem genel olarak posta kartı yoluyla yapılır. Google işletmeniz olarak tanıladığınız konuma bir posta kartı gönderir. Bu kart üzerinde Google My Business hesabınızı doğrulamak için bir kod bulunur. Bu kodu hesabınızdaki hesap doğrulama bölümüne gelerek aktif edebilirsiniz. Bunların harici telefon veya e-posta yoluyla da doğrulama nadir olsa da yapılabilir.

Google Trusted Verifier (Google Güvenilir Doğrulayıcı) Nedir?

Google My Business doğrulaması için posta kartı gönderdiğini yukarıdaki paragraflarda belirtmiştik. Ancak bu bilgiyi es geçmemeniz gerektiğini düşündük. Google posta kartının elinize ulaşmaması durumunda size 2 hak daha veriyor. Yani Google’dan 2 defa daha posta kartı talep edebiliyorsunuz. Peki “3 defada bu kart gelmedi ne yapılabilir?” şeklinde bir soru gelirse “Trusted Verifier” yetkisine sahip biri tarafından işletmenizi onaylatabilirsiniz.

Trusted Verifier; sınırlı sayıda yerel rehberin sahip olduğu bir yetkidir. Bu yetkiye sahip yerel rehberler, işletmenizi direk doğrulayabilir.

Google My Business İşletme Doğrulama Takımı Nedir?

“Google My Business İşletme Doğrulama Takımı” isimli hizmet, Google’ın bazı işletmeler için telefon ederek yaptığı alternatif bir işletme doğrulama işlemidir. Özellikle pin kodunuzun bir türlü posta ile adresinize ulaşmadığı durumlarda, Google tarafından tercih edilir. Özellikle kalın harflerle yazdık zira bu hizmeti alabilmek için herhangi bir başvuru kanalı yoktur.

Competence Call Center (CCC) isimli firma, Google’ın bu hizmetinin Türkiye’deki uygulayıcısıdır. 0212 705 8597 numaralı telefondan sizi arayarak Google işletme doğrulamanızı gerçekleştirir. My Business doğrulama takımı sizi 0212 705 8597 telefon numarasından başka bir numara ile aramaz. sizden herhangi bir ücret talep etmez. telefonda sizden ücret talep eden firma veya kişilere itibar etmeyin!

Google Harita Kaydı Ücretli mi?

Google tarafından hiçbir işlem ücreti alınmaz. Harita aramalarında üst sıralara çıkmak için reklam vermeniz gerekebilir. Sadece bu reklamlar için bazı ücretlendirmeler yapılır. Eğer bu işlemi başkasına yaptırdığınızda sizden hesap için herhangi bir ücret talep ediyorsa itibar etmeyiniz.

Yazımızın buraya kadar anlattığımız bölümündeki adımları izleyerek, işletme kaydınızı tek başınıza ve kimseden yardım alamadan gerçekleştirebilirsiniz. Google haritalara işletme kaydetme, bir sosyal medya hesabı oluşturmak kadar basittir.

Google Business İşletme Sayfasındaki Bilgi Sekmesi Altında Bulunan Alanları Nasıl Doldurabilirim?

Buradaki bilgileri işletmeniz ile eşleşen bilgiler ışığında doldurmanız önemli bir etkendir. Bu bilgileri tam olarak dolduran işletmelerin listelemede daha üst sıralarda belireceğini söylememiz yanlış olmaz.

Google Business Hesabımda Video Yayınlamam Mümkün mü?

Önceleri Böyle bir şey mümkün değildi. Fakat son yıllarda gelen Google güncellemeleri ile Google My Business hesabınıza video yükleme imkânı sağlandı. Ayrıca Android veya IOS işletim sistemli telefonunuzdan indirdiğiniz uygulama ile işletmenizden çekip ekleyeceğiniz benzersiz videoların listelenme sıralamasında çok faydalı olduğunu özellikle belirtmek isteriz.

Google My Business İşletme Sayfasındaki Analizler Bölümünde Neler Yapabilirim?

Google My Business hesabınıza giriş yaptığınızda ekranın sol tarafındaki menüler kısmında sıkça kullanmak isteyeceğiniz analizler kısmı var. Bu kısım sayesinde işletmenize kaç kişi harita üzerinden gelmiş, en çok hangi cihazlar kullanılarak erişim sağlanmış, hangi arama kelimelerinden erişilmiş görebilir. Bunlarla beraber işletmeniz ile ilgili derecelendirme ve yorumları analiz ederek faklı stratejiler oluşturabilirsiniz.

Google My Business Hesabında Yayın oluşturma Nasıl Yapılır?

Öncelikle belirtmek isteriz ki, Google Benim İşletmem üzerinde yayın oluşturmak ve bunu sık sık yapmak son derece önemlidir. Google (nerede ise) ziyaretçilerin tüm internet gezintileri için Google servislerini kullanmasını istemektedir. Bu sebeple eğer mümkün ise her gün düzenli olarak yayın oluşturun ve Google Haritalar isimli servise katkıda bulunun.

Yayın oluşturmak için sol taraftaki menüden “Yayınlar” seçeneğini seçmeniz yeterlidir. Yayınlar ile güncelleme, teklif, ürün ve etkinlik yayınlamak mümkündür. Yayınlar seçeneğinde aşağıdaki fotoğrafı yayınlanan ekrandan dilediğiniz yayını oluşturabilirsiniz.

Google My Business Kullanıcı Ekleme Nasıl Yapılır?

Google My Business hesabınıza giriş yaptığımızda sol menüden kullanıcı sayısına tıklayarak hesabınızda ekli olan kullanıcıları görüntüleyebilirsiniz. Bu ekranda sağ üst köşedeki “+” butonuna tıklayıp “Yeni kullanıcılar davet edin” seçeneğine tıkladığınızda yeni kullanıcı ekleyebileceğiniz bir ekran açılır.

Burada bulunan kutucuklara kullanıcı olarak eklemek istediğiniz kişinin isim, soy isim ve Google hesabını yazdıktan sonra rol seçimini de yapıp “Davet Et” butonuna tıklayarak işlemi kolayca tamamlayabilirsiniz.

Rol konusundan biraz bahsedecek olursak, kullanıcı eklerken belirteceğiniz rol o kullanıcının yetkilerini belirler. Örneğin ekleyeceğiniz kullanıcıya “sahip” rolü verirseniz işletme hesabınıza dair bütün kontrolü vermiş olursunuz. Ya da “yönetici” rolünü verirseniz birçok imkana erişebilir ancak belirli kısıtlamalar dahilinde olur.

Google My Business Hesabıma Yapılan Yorumları Nasıl Yönetebilirim? Google İşletmeye Yapılan Yorumu Silme Mümkün mü?

İşletmeniz hakkında iyi veya kötü herhangi bir yapılan yoruma yanıt verebilmeniz mümkün. Bunun yanı sıra kullanıcıların yaptığı yorumları kaldırmanın sadece bir yolu var. O da Google’a yorum ile ilgili geri bildirim göndererek yorumun kaldırılması için talepte bulunmak. Talepte bulunduğunuz takdirde 3 iş günü içerisinde kaldırma talebiniz Google tarafından değerlendirilir ve uygulanır.

Google İşletme Yorum Kapatma Mümkün mü?

Google kullanıcıları hür iradeye yazdığı yorumları önemser. Dolayısı ile aksi durumlar harici yorum kapatma işlemi gerçekleştirilmez. Aksi durumlardan bahsedecek olursak işletmenize karşı yapılan çokça spam veya saldırgan yorum olması halinde Google tarafından hesabınız güvence altına alınması için yorumlara katılır.

Google Harita Sonuçlarında Firmamın Konumunu Nasıl Yükseltebilirim? Herhangi Bir SEO Çalışması Yapmam Mümkün mü?

Google harita sonuçları ile alakalı bir SEO çalışması yapmak elbette mümkündür. Hatta bu çalışmalar Google tarafından da desteklenmektedir. Ama zannettiğiniz gibi link almak, sahte sosyal medya hesaplarında paylaşımda bulunmak gibi manipülasyon işlemlerinden bahsetmiyoruz.

Öncelikle Google işletmenizdeki bilgilerin tamamını doldurmalı, sürekli fotoğraf ve video eklemesi yapmalı, her gün düzenli yayın paylaşmalı ve elbette kullanıcılarınızın yorum yapmasını sağlamalı, bu yorumları da cevaplamalısınız. Google My Business hesabını ne kadar aktif kullanırsanız, o kadar yukarıda gözükürsünüz. İşletme hesabınızı öyle bir hale getirmelisiniz ki, ziyaretçiler harita sonuçlarında gezinmeli ve sonunda ya adres tarifi istemeli ya da telefonla işletmenize ulaşmalı.

Google İşletme Hak Talebi Nedir? Google İşletme Hak Talebi Nasıl Yapılır?

Yazımız çerçevesince işletmenizin Google yerel rehber tarafından eklenmiş olabileceğini belirttik. Şimdi bu durumla karşı karşıya kalındığında işletmenizde nasıl hak talep edebileceğinizi anlatacağız. Öncelikle buradaki bağlantıya tıklayarak “başla” butonuna tıklıyoruz. Sonrasında yönlendirildiğiniz sayfada işletmenizin adını yazarak sizin işletmeniz olduğunu düşündüğünüz işletmeyi seçin. Seçtikten sonra karşınıza bir form ekranı gelecektir. Bu formu doldurarak hak talebinde bulunabilirsiniz.

Web Sitem Olsa Bile Google Haritalar Hizmetini Kullanmalı mıyım?

Aslında Google My Business hesabınızı web sitesi ile aynı kefeye koymak yanlış olur. Zira işletmeniz için web sitesi açmak web sitenizin tanıtımı için gereklidir. Google harita kaydını yapmak ise işletmenize müşteri çekmek için daha idealdir. Zira “Google Zero” olarak adlandırılan ve özellikle mobil aramalarda sonuçların en tepesinde çıkan harita sonuçları, işletmenize ekstra müşteri kazandırabilir.

Google Haritalar da Google Ads Express (Adwords Express) Reklamı Nasıl Verilir?

Google My Business hesabınızda sol tarafta bulunan menüden “Bir reklam oluştur” butonuna tıklamanız halinde, Google Ads (eski adı ile Google Adwords) sayfasına yönlendirilirsiniz ve konum bazlı reklam verebilirsiniz. Bu sayede harita aramalarında rakiplerinizin önünde yer alabilirsiniz. Ancak Ads Express servisinin yeni yeni  istikrarlı olarak çalışmaya başladığını da belirtmek isteriz.

Google Dijital Atölye Eğitimleri Faydalı mı?

Google Dijital Atölye Google’ın sunmuş olduğu bir takım online akademi programıdır. Bu akademi ile Google üzerinde işinize yarayabilecek bütün dijital servislerle ilgili bilgi sahibi olabilirsiniz. Üstelik bu eğitimler için herhangi bir ücret ödemek gerekmiyor.

Bunların haricinde Google bu eğitimler neticesince sertifika veriyor. Bu sertifikaları CV dosyanıza eklediğiniz takdirde göz ardı edilmeyecek bir ayrıntı olur.

Google Haritalara Kaydolmak İçin Fiziksel Bir İşyerine Sahip Olmam Gerekir mi?

Hesap kayıt ekranında “Müşterilerinizin ziyaret edebileceği, mağaza veya ofis gibi bir konum eklemek ister misiniz?” sorusu ile karşılaştığımızdan bu sorunun cevabını verebileceğinizi düşünüyoruz. Ancak hataya mahal vermemek için yine de belirtelim. Google My Business hesabı ile haritalara kayıt yapabilirsiniz.

Google My Business ila alakalı sizlere aktaracağımız bilgiler bu kadar. Eğer anlattıklarımıza ek bir soru sormak isterseniz iletişim bilgilerimize buradan ulaşabilirsiniz.

Semrush bir takım internet sitesi geliştirme aracı diyebiliriz. Semrush özellikle anahtar kelime odaklı yapılan makale yazılarında çok iyi analiz yapabilmesi sebebiyle birçok SEO aracına göre farklı özellikler sunuyor. Bu yazımızda sizlere bu özelliklerden bahsedeceğiz.

Semrush Nedir?

Birçok kullanabileceğimiz SEO analiz aracı var. Ancak Semrush’u bunlardan farklı bir yere koymamız gerekir. Ayrıca tek özelliği SEO analizi yapmakta değil. Adwords ve dijital pazarlama analizleri ile diğer benzeri araçlarla arasına büyük bir fark koyuyor. Domain üzerinden analiz çıkaran ve yaptığı analizlere göre anahtar kelime seçiminde yardımcı olan Semrush işlevsel bir araç olması sebebiyle kullanım açısından ön planda.

Semrush Fiyatları

Fiyatlar $100 ile $400 arasında değişiyor. Günümüz kur değerleri ile hesaplandığında biraz fala gibi gözüküyor. Backlinkler ile sosyal medya reklamlarına kadar dijital pazarlama desteği sunduğundan bu verdiği hizmetlerde baz alındığında bu fiyatlara değeceğini düşünebilirsiniz. Orası size kalmış. Yuvarlama bir fiyat düşecek olursak minimum ₺800 gibi bir fiyatı gözden çıkarmanız gerekebilir.

Semrush Nasıl Kullanılır?

Reklam yönetimi, içerik pazarlama, sosyal pazarlama ve SEO gibi birçok konuya değinen Semrush aracı, çok fazla seçenek sunuyor.

  • Aylık ziyaretçi sayısı ve zaman tablosu,
  • Ziyaretçi kaynağı,
  • Ziyaretçilerin kaynak dili,
  • İnternet sitesine gelen backlinkler Nofollow, Dofollow oranları,
  • En çok ziyaretçi alan sayfalar,
  • Sayfalardaki Adwords tıklanma oranı ve maliyetleri,
  • Kelime sıralamaları,
  • Rakiplere göre mevcut sıralama,
  • Mobil performans,

Semrush Ne İşe Yarar?

Rakiplere göre Adwords ve sosyal medya reklamlarındaki etkinliklere takip de sağlayan Semrush, Adwertising Toolkit sayesinde de rakiplerin reklam için ne kadar bütçe ayırdığını görebilirsiniz.

Semrush Adwords gibi sosyal medya konusunda da üstün performans sunuyor. Rakiplerin sosyal medya hesaplarını inceleyerek stratejilerini çözebilirsiniz. Bununla birlikte paylaşımlarınızı ve reklamları da zamanlama özelliği ile düzenleyerek paylaşabilirsiniz.

İçerik pazarlaması yönetiminde de size destek olabilen Semrush, takip edilmesinde ve ölçümünde sizi zorlayan işlerde size yardımcı oluyor. Content Marketing Toolkit aracı ile sitenizin içerik pazarlaması verilerine ulaşarak ölçüm yapmanızı sağlıyor, içerik pazarlama hakkında elde edebileceğiniz veriler;

  • Kelime Oranı,
  • Bağlantı Oranı,
  • Backlink Oranı,
  • Sosyal Medya’da Paylaşılan Gönderi Oranı,
  • Google Sıralaması,
  • Başlık, meta açıklaması ve H1 Etiketleri,
  • Yayınlanma tarihleri.

Yukarıda bahsettiğimiz birçok veriye kolayca ulaşmanızı sağlayan Semrush, Bu özellikleri ile aslında fiyatına değer bir araç olduğunu bizlere kanıtlıyor. Ancak belirtmek isteriz ki bu fiyatların yüksek olma durumu kur ile alakalıdır. Fiyatlar birkaç senedir benzer seviyelerde olduğundan ülkemizdeki kur farkı ile bakacak olursak biraz uçuk fiyatlara denk gelebilir.

Bu yazımızda sizlere Semrush isimli SEO analiz aracı nedir? Faydaları ve fiyatlarından bahsetmiş olduk. Sizde Semrushdan yararlanmak isterseniz buradaki bağlantı linkine tıklayarak aracı bir de kendi sitesinde görebilirsiniz. Üstelik 7 günlük ücretsiz deneme sürümü de size seçim yapmanızda kolaylık sağlar.

Son dönemde internetin gelişmeliyle beraber internet üzerinden gelir elde etmek popülerleşme aşamasında. Bu durumdan faydalanmak isteyenler bu konuyla ilgili araştırma sürecine giriyor. Bizde araştırmalarınıza kaynak olması bakımından bu yazımızda sizlere Google Adsense nedir? Nasıl para kazanılır? gibi sorulara cevaplandırma yapacağız.

Google Adsense Nedir?

Google Adsense internet üzerinden para kazanmanın yüzlerce yolundan sadece bir tanesi. Ancak her ne kadar para kazanmak desek de bu işin zor ve uğraş verici olduğunu bilmeniz gerek.

Açıklayacak olursak Google Adsense kendi web siteniz üzerinde Google reklamları yayınlayarak para kazanmanızı sağlar. Ayrıntı verecek olursak oluşturmuş olduğunuz siteler veya açmış olduğunuz YouTube kanallarına reklam veren şirketler tarafından reklam uygulanır ve siz bu uygulanan reklamlar karşılığında bir takım ücret alırsınız.

Google Adsense ’den Para Kazanmak İçin Web Sitesi Sahibi Olmam Gerekli mi?

Her ne kadar web site üzerinde reklam yayınlamak daha çok söz konusu olsa da reklamlardan para kazanmanın başka yolları da var. Örneğin YouTube üzerinden video paylaşarak bu videolar içinde reklam vermek. Ancak bu yöntem için bilmeniz gereken bazı bilgiler var. Bu bilgileri ayrı bir başlık altında anlatacağımız için şu an konuyu dağıtmak istemiyoruz.

He ne kadar web sitenize ihtiyaç olmadığını vurgulamış olsak da bunu aslında teknik olmayan bir zorunluluk gibi düşünmemiz gerekiyor. Buna dair bir örneklendirme yapacak olursak mesela kabuk soyacağı örneğini verebiliriz. Ne alaka dediğinizi duyar gibiyim. Bu örnekte bahsettiğimiz gibi herhangi bir soyma işlemini bir bıçakla yapabileceğimiz gibi kabuk soyacağı ile yaparsak hem soyduğumuz meyve daha düzgün görünür hem de daha az yorulmuş oluruz. Adsense web site sahibi olarak uygulamakta aynı yola çıkıyor.

Neden web site ihtiyacı var diye bir soru gelmesi ihtimaline karşın hemen cevaplandırayım. Günümüzde hayla insanlar videolar aksince yazılı bilgilere daha çok yöneliyorlar. Bunun nedenleri arasında günümüz internet fiyatlarının pahalı olması, bilgiye direk erişim imkânı olması veya izleyecek vakit veya ortamın bulunmaması gibi nedenler sıralayabiliriz.

Ayrıca içerik dediğimiz şey sadece yazıdan oluşmaz. İyi bir içerik fotoğraf, resim, video, grafik, ses dosyası gibi unsurlarla desteklenmelidir. Bu konuya da “SEO’ya uygun web sitesi” başlığında değineceğiz. Mümkün olan en kısa şekilde Adsense ile para kazanmak için web sitesi sahibi olmanın gerekli olduğunu da vurgulamış olduk.

Google Adsense ile Para Kazanmak İçin Nasıl Bir Web Sitesi Kurmak Gerekli?

Şimdi size para kazanmak adına yapılan ve başarısızlıkla sonuçlanan bir hatadan bahsedeceğiz. Bu hatanın temeli aslında “Google Adsense hangi siteler üzerinden daha çok para kazanılır?” şeklindeki sorular ile eşleşiyor. Bu sorunun sonucuna ulaşabilenler genel olarak aldıkları cevapla bağlantılı olarak sitelerini oluştururlar. Ancak bu konuyla hiçbir bilgi sahibi olmadıkları için başarılı olamazlar. Web sitesi kurduğunuz alanda en az orta düzey bilgiye sahip olmalısınız. Bununla beraber Adsense üzerinden kazanmayı hedefliyorsanız günde en az bir kez içerik paylaşabilecek kapasiteye sahip olmalısınız. Aksi takdirde sitenize kullanıcı çekecek içerik üretemez ve başarılı olamazsınız. Böylece sadece internette fazlalık olan bir siteden başka bir şeye sahip olamazsınız.

Kısaca düzenli içerik paylaşımı yapamayacağınız konularla ilgili site açıp buna umut bağlamamız gerekir. Peki bu durumda ne yapmalıyız?

Bu konuda ilk yapmanız gereken sabırlı olmanızdır. Adsense ile para kazanmak için en erken 6 aya ihtiyacınız var. Bu tarihten önce yüksek meblağlar kazanmanız mümkün değil. Atalarımızın da dediği gibi “Sabrın sonu selamettir.”

İkincil olarak da üzerine zorlanmadan içerik çıkarabileceğiniz bir konu bulmalısınız. Hâkim olduğunuz veya hobi edindiğiniz bir alan varsa bu alana göre web sitesi oluşturabilirsiniz.

Bu madde de belirtmek istediğimiz para kazandıran sektörü seçmek yerine uzun ömürlü bolca içerik çıkarabileceğiniz bir web sitesi oluşturmaktır.

Son olarak spor ve haber gibi güncelliğini hemen kaybeden konulara yönelmekten kaçının. Bu konuları devamlı güncellemek gerekeceği için ekstra zaman, çalışma ve iş gücü gerektirir. Örneğin bir derbi ile ilgili yaptığınız haber ancak derbi bitene kadar güncelliğini koruyabilir. Bu durumda Bir daha haberin görüntülenme almayacağına ve reklam gelirlerinin düşeceğine işaret eder. Ayrıca insanlar bu gibi durumda belirli başlı büyük sitelerden bilgi almayı daha çok tercih ediyorlar.

SEO’ya Uygun Web Sitesi

Öncelikle ilk adımınız Adsense üzerinden bu reklamları izleteceğiniz bir ortam oluşturmak. Bunun yolu da SEO dan geçiyor. Nedir bu SEO diye soracak olursanız açılımı Search Engine Optimization yani arama motoru optimizasyonu, web sitenizin belirlediğiniz anahtar kelimeler ışığında kullanılan arama motoru sonuçlarındaki gösterilen sonuç sırasını belirler. Günümüzde insanların bilgiye Google gibi arama motorlarından ulaştığını vurgularsak, web sitenize kullanıcı çekmek için dikkat edilmesi gereken bir konu.

Birazda SEO dan bahsedelim. Aslında SEO ya iki başlık altında değinebiliriz. İç SEO ve dış SEO. Öncelikle dış SEO dan bahsetmek istiyoruz. Dış SEO bir nevi sitenizin görüntülenmesinin teknik özellikleri diyebiliriz. Örneğin web sitesi hızlandırma çalışmaları, sosyal medya paylaşımları, küçük maliyetsiz reklamlar vermek vb. her türlü işlev site dışı SEO çalışmalarıyla bağdaştırılır. Ancak unutmamak gerekir ki SEO çalışmaları bir tür manipüle yöntemidir. Manipüle etmeğe çalıştığımız arama motorları da piyasada hatırı sayılır dev firmalar olduğunu düşünürsek işiniz bir hayli zor.

Konuyu dağıtmadan isterseniz bir de site içi SEO çalışmalarına değinelim. Site içi SEO web sitenizin içerik ve tasarım yönüyle arama motoru kriterlerine uygun olmasıdır. Peki bu kriterler ne diye soracak olursanız, aslında Google vb. arama motorlarının belirlemiş olduğu kriter yok ancak bu durumu şöyle açıklayabiliriz. Kullanıcıların edinmek istedikleri bilgiyi en verimli, en doğru ve en iyi şekilde kullanıcıya aktarmaktır.

Bu durumla ilgili küçük örnekler verecek olursak; örneğin, sayfada içeriğin doğru yerde bulunması, renk tonlarının doğru kullanılması, yazı boyutlarının iyi ayarlanması, görsel içeriklere abartmadan yeterince yer verilmesi gerekir. Ayrıca anahtar kelime spamı yapılmaması, anlaşılır bil dille yazılması gibi bazı dikkat etmemiz gereken konular Site içi SEO çalışmalarına örnek olarak verilebilir.

Google Adsense Neye Göre Para Veriyor?

Yukarıdaki adımları tamamladığınız takdirde belirli bir süre içerisince para kazanmaya başlayacaksınız. Peki “Google Adsense bu parayı neye göre ödüyor?” gibi bir soru takılarsa aklınıza reklam aldığınız içeriğinize bakan kullanıcı sayısı ile eş olarak reklam görüntülenme sayısı da aynı olur. Kısacası paylaştığınız makale yazı veya videoları gören okuyan veya takip eden kullanıcılar sayısınca Adsense den belirli bir ücret kazanırsınız.

Youtube ile Para Kazanma

Adsense ile video çekerek YouTube üzerinden da para kazanabileceğimizden bahsetmiştik. Şimdi bu konuya biraz ayrıntı katarak değineceğiz.

Öncelikle web sitesinde bahsettiğimiz gibi durum YouTube tarafında da böyledir. Yani sıkça içerik üretmeniz gerekmektedir. Tabi üretkenlik önemli ama bu üretimi nasıl gerçekleştirdiğinizde önemli. Dolayısı ile birçok video düzenleme programına hâkim olmanız gerekiyor. Üretkenlikten devam edecek olursak belirli bir konu üzerinde tecrübe ve hobinizin olması üretkenlik açısından size fayda sağlayabilir. Aksi takdirde videolarınız pek rağbet görmez.

Son olarak belirtmek isteriz ki videolarda yapılan büyük hatalardan biri de telif hakkı bulunan müzik vb. içerikler kullanmak. Bu durum kullandığınız telifli müziğin sahibi tarafından telif hakkı yemenize ve videodan alacağınız ücretin telif hakkı olan kişiye gitmesine sebep olacaktır.

Google Adsense Ne Kadar Kazandırıyor?

Adsense aylık kazanç, bu programı kullandığınız her ay, web sitenizin durumuna göre değişiklik gösterecektir. Bir müddet sonra elbette belirli bir rakamın altına düşmeyebilirsiniz. Ama genel olarak her ay, bir önceki aydan farklı kazanç elde edeceksiniz.

Birazda rakamsal verilere değinelim istiyoruz. Ancak açıklamak istediğimiz bir durum var. Adsense üzerinden reklam vererek tıklama başına ücret tahsil edilir. Ayrıca Türkiye ve diğer ülkeler arasındaki kur farkı nedeniyle kazanılan miktarda farklılık gösterir.

Tabi  bu miktarın bir bölümünün de Google’a kalacağını belirtelim. %68 gelir olarak size dönerken %32’lik kısmı Google’a kalır.

Bu yazımızda sizler için Google Adsense ile para kazanabileceğiniz bazı ipuçlarından bahsettik. Eğer yazımızı beğendiyseniz buradan diğer blog yazılarımıza göz atabilirsiniz.

Kısaca çevirmeli ağı özetleyecek olursak evlerimizde kullandığımız standart kablolu telefon ağı üzerinden internete bağlanmamızı sağlayan bir sistemdir. Birazda ayrıntısından bahsedecek olursak çevirmeli ağ, interneti aktif olmayan telefon hattına bağlanmanızı sağlar. Dial-Up bağlantıda edinmiş olduğunuz internet kablosunun bir ucunu bilgisayarınıza diğer ucunu ise aktif olarak kullandığınız telefon prizine takarsınız. Bilgisayarınızda da internet servis sağlayıcınızı (ISS) belirttiğiniz numaraya bağlanacak şekilde yapılandırarak internete bağlanabilirsiniz.

Geçmiş zamandan bahsedecek olursak çevirmeli ağ çok işlevli ve işe yarar bir yöntemdi. Ancak günümüzde veri hızının yavaş kalması sebebi ile pek kullanılmıyor. Ayrıca çevirmeli ağ kullanılan evlerde arama yapmak için telefon kullanılamadığından yine tercih dışıdır.

Yukarıda veri hızının çok düşük olacağından bahsetmiştik. Rakamlarla belirtecek olursak maksimum 55kbps bir hızdan bahsediyoruz. Bu günümüz internetlerinin çok ama çok daha altında bir rakam. Her ne kadar bazı insanlar birtakım hızlandırıcı teknikler denemiş olsalar da bunların pek bir faydası yoktur.

Dial-up Modem Çeşitleri Nelerdir?

Bu tür modemlerin çevirmeli diye adlandırılmasının sebebi aktif telefon hatlarını kullanmasıdır. Dial-up modemler, kablo ve DSL nazaran çok daha fazla yavaştır. Bunun nedeni belirttiğimiz gibi telefon bağlantılarını kullanması ve en eski kullanılan bağlantı yöntemi olmasıdır. Çeşitlerine değinecek olursak yıllarca kullanılmış olan bu sistemin dahili ve harici olmak üzere iki farklı çeşidi vardır.

Dahili Modem Nedir?

Bilgisayarlarımızda entegre hazır olarak gelen bir modem türüdür. Dahili modem için ekstra bir modem veya router kullanmak gerekmez. Ayrıca bilgisayara entegre olduğundan ekstra güç tüketimi gerektirmez. Genellikle kablosuz bağlantı için kullanılan dahili modemler Dial-up içinde uygundur.

Dial-up bağlantılarda, bağlantı için kimlik doğrulaması gerekir. Diğer modemlere kıyasla bu bağlantı belirgin şekilde daha yavaştır. Wi-Fi modemlere gelince, bunların telefon ağına bağlanmasına gerek yoktur ve bu tür cihazlar için kimlik doğrulaması gerekmez.

Harici Modem Nedir?

Harici modem kullanım mantığı bakımından dahili modemden bir farkı yoktur. Aksi olarak sadece bilgisayar dışında harici bir cihaz olarak yer alır. Bilgisayara USB veyahut Ethernet kartınızda bulunan LAN portu yoluyla bağlanabilir. Ayrı bir cihaz olarak bulunduğu için ekstra adaptör yardımıyla güç alır. Harici modemin en önemli avantajı taşınabilirliktir, böylece başka bir bilgisayarda kullanım için kolayca çıkarılabilir. Dezavantajı ise, dahili modemden daha pahalı olmasıdır.

Dial-up Kurulumu

İnternetin kullanılmaya başladığı 1990 yıllarında kurulum için 146 çevirip biraz beklememiz gerekirdi. Peki” Dial-up’a bilgisayarınızdan nasıl bağlanılıyordu ve kurulumu nasıl yapılıyordu?” bir de bunu hatırlayalım;

  1. Ağ Bağlantısı’ simgesine (bilgisayar ekranınızın sağ alt köşesi) tıklayın.
  2. Ağ ve Paylaşım Merkezini Aç’a tıklayın.
  3. Yeni Bir Bağlantı veya Ağ Kur’u tıklayın.
  4. Dial-up kur’a (dial-up connection) ve ardından ‘İleri’yi tıklayın.
  5. Dial-up internet ayarlarınızı girin.
  6. Bağlana tıklayın. Çalışırsa, oturum açma ayarlarınız otomatik olarak kaydedilecektir.

Tabi ki günümüzde İşletim sisteminin gösterdiği değişiklikler farklılık gösterecektir.

Dial-up İnternetin Avantajları Nelerdir?

Dial-up bağlantı en eski yöntemlerden biri olsa da birtakım avantajları bulunmaktadır.

Bunlar;

1.    Düşük maliyetlidir

Dial-up bağlantılar her zaman daha uygun fiyatlı olmuştur. Bunun nedeni ise bağlantıda kullandığınız veri boyutuna göre telefon tarifesi üzerinden ücretlendirilir. Hız ve performans gereksinim için ekstra ücretlendirme talep edilebilir.

2.    Güvenlidir

Dial-up bağlantılarda her yeni bağlantıda yeni bir İP adresi ataması yapılacağından çok daha güvenlidir. Bu sayede her türlü hacklanmeyi zor kılar.

3.    Her yerde kullanılabilir

Dial-up internet bağlantısının belki de en büyük avantajlarından biri de telefon bağlantısının bulunduğu her yerden bağlanmanızı sağlar. Geniş bant internet sağlayıcılarında durum böyle değildir. Bu nedenle çevirmeli ağ, kullanılabilirlik açısından her zaman daha avantajlıdır.

Gelişen teknoloji ile değişen internet bağlantı hizmetleri her ne kadar Dial-up bağlantının kullanımını azaltmış gibi görünse de Dial-up bağlantının kullanılmamasının en temel sebebi hızdır. Hele ki günümüz insanları için bahsettiğimiz hızdan çok daha fazlası yetersiz kaldığı için ekstra ücretler ödeniyor.  

Bu yazımızda bazı bağlantı türleriyle alakalı bilgilendirmeler yaptık. Yazımızı beğendiyseniz buradan diğer blog yazılarımıza ulaşabiliriz.

İsim anlamı olarak bakacak olursak firewall “güvenlik duvarı” anlamına geliyor. Aslında Türkçe karşılığı “Firewall nedir?” sorusuna bir nevi cevap olma niteliği taşıyor. Yine de bu soruyu sizler için cevaplandıralım. Firewall bilişim sistemleri için üretilen bir tür güvenlik duvarı cihazıdır. Bu cihazlar güvenlik yazılımı ile birleştirilen donanımlardan oluşturulan cihazlardır.

Firewall dediğimiz cihazın genel amacı gelen ve giden tüm ağ bağlantılarını denetleyerek kullandığınız bilgisayarın güvenliğini sağlar. Sahip olduğunuz şirket içi bilgisayarların bağlı olduğu ağlar ile dışardan gelen ağ trafiğini denetleyerek herhangi bir gelecek saldırıya karşı sistem korunmasını sağlar.

Bildiğiniz üzere bilgisayar internet üzerinde bir takım paket yollama yoluyla bağlantı kurarlar. Firewall bu paketleri belirli kurallar çerçevesince denetleyerek bu paketlerin ulaşımına izin verir. Belirlenmiş kurallara uymayan paketlerin ise trafiğine engel olarak güvenliği sağlar. Ayrıca birçok firewall, kullanıcıların istek paketlerini ağa gitmeden önce karşılayacağı bir Proxy sunucusuna sahip olabilir veya bir Proxy ile çalışabilirler.

Firewall sistemleri donanım ve yazılım tabanlı olarak ikiye ayrılırlar. Yazılım tabanlı olan Firewall uygulamaları genelde istemci veya sunucular üzerindeki işletim sistemlerine kurulur. Donanım tabanlı firewall cihazları ise özel donanımlar üzerinde çalışan sistemlerdir.

Günümüz teknoloji dünyasında firewall cihazları gelişerek karmaşık bir çözüm halinde sunulmaktadır. UTM (Unified Threat Management) şeklinde isimlendirilen “Birleşik Tehdit Yönetimi” olarak adlandırdığımız güvenlik cihazları son dönemin popüler güvenlik duvarları haline gelmiştir. Artık bu güvenlik duvarları IPS, IDS, Web Filtreleme, Uygulama Filtreleme, Hotspot, VPN, 5651 Log Yönetimi gibi özelliklere de sahip olarak karşımıza gelmektedir.

Firewall Nasıl Çalışır?

Edinmiş olduğunuz Firewall yazılım veya cihazları yukarıda belirttiğimiz şekilde sahip olduğunuz internet ağını güvenilmez durumlara karşı koruma sağlamaktadır.

Firewall cihazları sizin belirlemiş olduğunuz kriterlere göre kendi çaplarında güvenlik blokları oluştururlar ve güvenlik politikalarına uygun olmayan bir durum ille karşılaşıldığında Güvenli bir katman oluşturarak bahsettiğimiz güvenlik blokları devreye girer ve sistem güvenliği sağlanır.

Küçük bir ev ağını korumak çeşitli yazılımlar sayesinde kolaydır. Ancak oluşan teknolojik devrim esasında evimizde dahi bu firewall cihazlarını kullanmak zorunda bırakılıyoruz. Özellikle internet ağlarına saldırmak için onlarca farklı tür yöntem bulunduğunu da varsayarsak firewall yazlım veya cihazları zorunluluk haline gelmiştir.

Yaklaşık internetin gelişmeye başladığı dönemden beri uzun yıllar boyunca firewall cihazı şirketler mevcut. Bu da çok uzun zamanlara tekabül ediyor. Ancak günümüzde bu cihazları kullanan işletme sayısı bir hayli fazla. Kafeler, restoranlar hatta mini marketlerde bile kısacası içerisinde internetin bulunduğu her ortama firewall cihazı gerekiyor. Her ne kadar büyük firmalar daha güvenlikli bir ortam oluşturmak adına internet dâhileri olan etik hackerlerle çalışmalar yapsalar da küçük ve orta dereceli işletmeler için böyle bir ayrıcalık söz konusu olmadığından firewall cihazları önem kazanmış durumda.

Firewall güvenlik duvarında genel olarak beyaz liste mantığı uygulanır. Genellikle kullanılan bazı siteler bu listeye eklenir ve erişimi hızlı bir şekilde sağlanır. Bu listenin dışındaki tüm aktiviteler ise bloke edilerek güvenli bir ağ bağlantısı oluşturulur. Genel kullanıcılarınıza getirmek istediğiniz belirli kısıtlamaları ise yine bu firewall cihazları sayesinde yapabilirsiniz.

Firewall Türleri ve Çeşitleri Nelerdir?

Birinci Nesil Firewall (Paket Filtre Güvenlik Duvarları)

İlk örnek Jeff Mogul’un paket filtre güvenlik duvarı isimli filtresidir. Oldukça basit olan bu sistem yıllar içerisinde gelişecek ve oldukça karmaşıklaşacak internet güvenlik sistemleri ilk nesil örneğidir diyebiliriz.

Ayrıca neslin devamı olarak da AT&T’den Bill Cheswick ve Steve Bellovin de kendi kurumları adına güvenlik sağlaması için bir filtre oluşturdular. Bu filtre sayesinde istenmeyen paketler bloke edilmekte ve doğru bir şekilde iletilen paketlere izin verilmekteydi.

İkinci Nesil Firewall (Devre Seviyesi Güvenlik Duvarları)

Birinci nesil firewalllar yani paket filtreleme; teknolojinin gelişmesi ile yetersiz bir hale geldi. 1980 ve 1990 yıllar arasında AT&T’nin Bell laboratuvarlarında Dave Presetto ve Howard Trickey devre seviyesi güvenlik duvarı olarak bilinen ikinci nesil güvenlik duvarı geliştirildi. Birinci nesle göre daha karmaşık olan ağ trafiğini denetleme üzerine kurulmuştur.

Üçüncü Nesil Firewall (Uygulama Seviyesi Güvenlik Duvarları)

Gene Spafford, Bill Cheswick ve Marcus Ranum’un yayınlarıyla beraber başlayan 3. Nesil firewalllar uygulama seviyesi (OSI Katmanlarında) firewalllar veya proxy tabanlı firewalllar olarak da bilinirler. Üçüncü nesil ilk firewall DEC tarafından SEAL Product olarak piyasaya sürülmüştür. DEC firmasının ilk büyük satışı 13 Haziran 1991 yılında Amerikalı bir kimya firmasına yapılmıştır. Üçüncü nesil firewall cihazları ile artık uygulama seviyesinde filtreleme yapılabilmeye başlanmış ve daha iyi filtreleme sağlanarak güvenlik bir seviye daha üste taşınmıştır.

Sonraki Nesil Güvenlik Duvarları

1992 yılında Bob Braden ve Annette DeSchon dördüncü nesil paket filtrelerini geliştirdiler. Bu sayede renkli ve görsel bir arayüze sahip ilk sistemler karşımıza geldi. 1994 yılında bir İsrail firması olan CPST (Check Point Software Technologies) visas ismi ile anılan bu teknolojiyi işe yarar bir yazılım haline getirerek piyasaya sürdü ve bu güvenlik yazılımına “Firewall–1” adını verdi. Bu tarihten sonra gelişen güvenlik duvarları dördüncü, beşinci ve yeni nesil firewall olarak adlandırılmaya başladılar.

UTM (Unified Threat Management) Güvenlik Duvarları

İnternet kullanımın artması ile virüsler, spamlar ve benzeri siber saldırı türleri gelişmiştir. Evet her ne kadar şirket içi firewall cihazları ile firmalarımızı garantiye alsak da çalışanlarımızın iş dışı kullanmış olduğu Facebook, Whatsapp, YouTube ve benzeri uygulama veya internet siteleri üzerinden hayla bir tehdit altında kalıyoruz. Bu sebeple büyük şirketler UTM dediğimiz firewall cihazlarını kullanıma başladılar. Bu cihazlar az önce belirttiğimiz tehditler karşısında zorunlu hale geliyor.

Firewall konusunda birçok tercih edilebilir marka ve türde cihaz bulunmakta. Her ne kadar çoğu, belirli bir noktaya kadar güvenliği sağlasalar da her türlü tehdit engellemesi bakımından bütünleşik güvenlik cihazları daha fazla tercih edilir durumda kalıyor. Bu amaçla birçok marka tüm tehditleri tek cihazda engelleyebilen “Bütünleşik Güvenlik Sistemleri” (UTM) ürünler çıkartmaya başlamıştır.

Bu sayede hem merkezi ve kolay kontrol sağlanmakta hem de lisans maliyetleri farklı teknolojileri parça parça almaya kıyasla daha uygun hale gelmiştir. UTM, sadece saldırılara karşı koruyan geleneksel güvenlik duvarları ve VPN (sanal özel ağ) hizmetini değil, aynı zamanda çoklu sistemler tarafından kullanılan içerik filtreleme, spam mail filtreleme, saldırı tespit sistemi, casus yazılım engelleme ve anti virüs görevlerini de yürüten gelişmiş cihazlardır. Diğer bir yandan UTM cihazları tümleşik yönetim, kontrol ve log tutabilme servislerini sağlarlar.

Küçük bilgilendirme geçmek isteriz ki UTM cihazları internetin karmaşık yapısına ve gelişimine uyum sağlamaktadır. Bu sayede güvenliği denetleyen kişilerin ekstra bir güvenlik programı ya da cihazı kullanma ihtiyacı ortadan kalkacaktır.

UTM Güvenlik Cihazlarının Özellikleri

UTM cihazları genel olarak Firewall cihazları ile aynı prensipte çalışırlar. İki yönlü ağ trafiğini denetleyerek güvenlik sağlarlar. Diğer bir yandan IPS yani saldırı önleme sistemi olarak zararlı aktiviteleri engelleme özelliğine sahiptirler.

Yukarıda belirttiğimiz şekilde internet bağlantınızda birtakım kısıtlamalar yapabilir ve kullanıcılarınız ile herhangi bir müzakereye girmeden istediğiniz şekilde istediğiniz web sitesi veya uygulama bazlı erişim engelleyebilirsiniz. Örneğin mesai saatleri içinde Whatsapp, Youtube ve Facebook gibi siteler yasaklanabilir; ancak mesai dışı serbest bırakabilirsiniz.

Üstelik UTM cihazı sadece şirket içi kullanımlarda çalışmıyor. Şirket dışı çalışanların VPN yardımı ile şirketle güvenli bir bağlantı oluşturmasını sağlar. Buna ek olarak kendisinde anti virüs yazılımı bulunduğundan zararlı yazılımları şirket ağında barındırmaz.

Hele ki günümüz şartları altında çalışanlar kafe, restoran gibi yerlerde bağlantı için Wi-Fi kullanıyorlar. Bu gibi halka açık umumi bağlantılarda şirketiniz için büyük bir tehlike arz ediyor.

Yeni Nesil (NGFW) Güvenlik Duvarları (Next Generation Firewall)

Önceki nesil güvenlik duvarları Anti virüs ve DLP (Derin Packet Inspection) uygulamaları ile karşımıza geliyordu. NGFW cihazları ile tümleşik güvenlik sistemlerini (DLP, IPS, IDS, Content Filtering, AV Control) tek bir çatı altında toplamaya başladılar.

Bu yeni nesil “Identity Control” isimli bir özelliği de içinde barındırır. Bu özellik bir takım kimlik doğrulama özelliğidir. Bu özellik sayesinde sisteminize önceden kaydedilmiş bir kullanıcıyı ip adresi değişmiş olsa dahi ağınıza ulaşabilmesine imkân tanır. Bu özelliği geliştirilen IPS ve IDS yönetimini olarak düşünebilirsiniz. Bu noktada NGFW cihazlarının güvenlik alanında önemli bir gelişme gösterdiğini ortaya çıkmıştır.

Yeni nesil firewall cihazları dendiğinde bütünleşik güvenlik sistemi akla gelse de arada büyük farklar olduğu aşikâr. Örneğin firewall cihazlarında port bazlı erişim yetkisi dediğimiz basit bir yöntem kullanılıyor. Ancak bu izin verilen port diğer uygulamaları da serbest bıraktığından istemsizce bir açık bırakmış oluyorsunuz. Ancak NGFW dediğimiz yeni nesil firewalllarda portun üzerinde çalışan uygulamalar da kontrol edilebilir hale geliyor.

Firewall Türlerini İki Şekilde Sınıflandırabiliriz

  1. Yapılarına göre güvenlik duvarları
  • Donanımsal Firewall
  • Yazılımsal Firewall
  •  Mimarilerine göre güvenlik duvarları
  • Statik Paket Filtre Güvenlik Duvarları
  • Devre Seviyesi Güvenlik Duvarları
  • Dinamik Paket (Durum Denetimli) Filtre Güvenlik Duvarları
  • Proxy Destekli Güvenlik Duvarları
  • Melez (Hibrit) Güvenlik Duvarları

Donanımsal Firewall Ürünleri

Bu tip ürünler fiziksel olarak bağlantı sağlayan router ve benzeri cihazlara entegre edilmiş cihazlardır. İş ağınız ile dış ağlar arasında bir takım güvenlik katmanı oluşturarak güvenliği sağlar.

Mevcut sisteminizden ayrı bir birim olarak çalıştığı için donanımsal firewall cihazları sisteminizde herhangi bir performans düşüklüğüne mahal vermez. Geniş bant kullanımı sağladığından verimliliği yüksektir. Yazılımsal firewalllara göre engellenmesi veya devre dışı bırakılması daha zordur. Tek bir cihazla oldukça fazla sistemi koruma altına aldığından maliyet bakımından da yazılımlara göre daha uygundur. Ancak kullanım alanına göre fiyatlarda farklılık gösterebilir. Ayrıca yazılımsal firewalllar ayarlarını yapmak zor gelebilir. Firewall veya UTM cihazları ise kolay ara yüzü sayesince bu sorunu ortadan kalkar.

Yazılımsal Firewall Ürünleri

Bu tür firewall ürünleri sistem içinde uygulama tabanlı olarak çalışırlar. Bu sayede her türlü bilgisayara kurulum yapılarak çalışabilirler. Bilgisayara gelen dış bağlantıları kontrol etmekle beraber içeriden çıkan verileri de kontrol etmek için ayarlanabilirler. Donanımsal firewall ürünlerine nazaran bireysel kullanım için maliyetleri daha uygundur. Kurulumu ve kullanımı da donanımsal firewalla göre daha kolaydır. Ancak her türlü yazılımda meydana geleceği gibi bu tür yazılımlarda da sunucuya yük olurlar. Ayrıca dış etkenler tarafından devre dışı bırakılması daha kolaydır.

Mimarilerine Göre Firewall Ürünleri

1.    Statik Paket Filtre Güvenlik Duvarları

Bu tip güvenlik duvarları sadece verinin başlık kısmında belirtilen verileri okur ve bu yöntemle veri akışına izin verilir. Başlık kısmında verilmiş olan kaynak adresi, hedef adresi, paketin erişmek istediği port, kullanacağı protokol gibi analizle önceden belirlenmiş izinler ışığında veri trafiğine izin verir. Eksilerinden bahsedecek olursak en büyük zaafı paketi gönderen sistemin tespit edilemez olması. Eskimiş bir mimarı olmasına karşın günümüzde hala kullanılmaya devam etmektedir.

2.     Devre Seviyesi Güvenlik Duvarları

Bu tip güvenlik duvarları bağlantı anında küçük denetimler ile paket geçişine seri bir şekilde izin verdikleri için yüksek performanslıdırlar. Ayrıca Alıcı ile verici arasında direk bağlantı kurulmaz.

Devre seviyesi güvenlik duvarlarında ağ adresinin farklı bir adrese dönüştürüldüğü bir yöntem kullanılır. Bu yönteme NAT (Network Address Translation) adı verilir. Bununla beraber Ağ geçidi sistemin yerel ağdaki IP adresini dışarıya bağlı kaynaklardan gizler. Bu sayede gizli bir katman oluşturularak güvenlik sağlanır. Bu tip güvenlik duvarlarının dezavantajı kaynak ile hedef arasındaki paketleri analiz edememeleridir.

3.     Dinamik Paket (Durum Denetimli) Filtre Güvenlik Duvarları

Bu mimari statik paket filtre güvenlik duvarlarının yetersiz kalması üzerine tasarlanmıştır. Durum denetimi için paketler ağ katmanında, yüksek performans açısından statik paket filtre güvenlik duvarlarında olduğu gibi filtrelenir. Ardından verinin geldiği bütün katmanlara erişilir ve bu katmanlar yüksek güvenliği sağlamak için denetlenir. Yani aslında veri kaynaktan hedefe kadar takip ederek güvenlik sağlanır.

Bu mimaride statik paket filtre güvenlik duvarından harici olarak sadece paket başlığını incelemez. Paket içeriğini de analiz ederek ek güvenlik katmanı oluşturur. Bunlara ek olarak bu mimaride bütün portlar kapalı tutulur. Yalnızca port için istek geldiğinde isteğe bağlı olarak yetkilendirme yöntemi ile portu açar veya açmaz.

4.    Proxy Destekli Güvenlik Duvarları

Bu güvenlik duvarı mimarisi uygulama seviyesinde çalışması üzerine kurgulanmıştır. Proxy destekli güvenlik duvarının en önemli özelliği oturumu kendisinin başlatmasıdır. Yani kaynak sistem oturum açmak istediğinde bu isteğini güvenlik duvarına gönderir, güvenlik duvarı da bu isteği kaynağa iletir. Oturum açıldıktan sonra da işleyiş aynen devam eder. Proxy destekli güvenlik duvarları hedef ile kaynak arasında izolasyon görevi görür. Bu sayede ağ güvenliği sağlanır.

Bu duvarın en büyük özelliği veri paketlerini tümü ile kontrol etmesidir. “Dinamik paket filtre güvenlik duvarlarından farkı ne?” diye soracak olursanız oturumu kendisi başlattığından oturum takibi yapmaz.

Alıcı ile verici arasına girdiği için özellikle veri trafiğinin yoğun olduğu bölümlerde performans eksikliği yaşatır. Bu sebeplerle yoğun ağlarda tercih edilmez.

5.     Melez (Hibrit) Güvenlik Duvarları

Yukarıda belirttiğimiz güvenlik mimarilerinin en az 2 tanesini bünyesinde bulunduran güvenlik duvarına Melez (Hibrit) Güvenlik Duvarları denir.

Temel olarak güvenlik duvarları ihtiyaca göre bilgisayarları, sunucuları, ağınızı, tabletinizi veya telefonlarınızı korur. Kısacası internet erişimi sağlayan cihazlarınızı ve iç ağınızı internetten gelebilecek saldırılara ve zararlı yazılımlara karşı koruyan bir kalkandır. Bu kalkan sayesinde internet trafiğinizdeki zararlı aktiviteler bloke edilerek daha güvenli bir kullanım sağlanması amaçlanır.

Bu yazımızda sizlere firewall ne olduğu ve çalışma prensibi ile alakalı bilgilendirmeler yaptık. Yazımızı beğendiyseniz buradan diğer blog yazılarımıza ulaşabilirsiniz.

Her geçen gün artan sosyal medya kullanımı çoğu firma için kâr amacı oldu. Her geçen gün kullanıcı sayısı artan Instagram da bu kervana katıldı diyebiliriz. Firmalar Instagram üzerinde bir işletme profili oluşturarak hem iyi bir reklam yapmış oluyor hem de daha fazla müşteri potansiyeli taşıyan insana ulaşılmış oluyor. Hal böyle olunca işletmeler Instagram tarafını da aktif kullanmak için” Instagram işletme profiline nasıl geçilir?” gibi sorulara yöneliyor. Bu yazımızda bu ve benzeri sorularınızı cevaplandırmaya çalışacağız.

Instagram işletme profili nedir?

Öncelikle bu konuyla hiçbir ilgisi olmayan ve bilgi edinmek isteyen insanlar için “Instagram işletme profili nedir?” şeklindeki soruyu cevaplayalım. İşletmenizin sahip olduğu bu hesap sayesinde istatiksel verileri kolay bir şekilde takip eden veya bir kurumun ürün vb. reklamlarını tanıtması için  kullanıcıların geçiş yaptığı bir sistem diyebiliriz. Aşağıda belirttiğimiz adımları takip ederek sizde var olan işletmenizi Instagram işletme profiline ekleyerek kullanabilirsiniz.

Instagram İşletme Profiline Nasıl Geçilir?

  • İlk önce bir Facebook sayfasına sahip olmanız gerekmektedir.
  • Instagram profil sayfanızın ayarlardan hesap kısımda yer alan işletme profile geç yazısına tıklayın.
  • Sizi Facebook sayfasına yönlendirecektir.
  • Facebook sayfasında giriş yaptıktan sonra bilgileriniz Instagram sayfasına bağlanacaktır. Aktarılan bilgiler kısmın yanında işletmenize ait bir telefon numarası, internet adresi ve e-posta adresi gibi bilgileri paylaşmanızı isteyecektir.

Instagram işletme profiline sahip olmak bir takım avantaj sağlamaktadır. Örneğin Firmanızın bir ürünü bu profilde paylaşıldığı zaman bu ürün hakkında kaç kişinin nasıl bir fikre sahip olduğunu ekstra bir analiz yapmanıza gerek kalmadan sağlayabilirsiniz.

İşletme profilinin bir diğer özelliği ise normal Instagram hesapları gibi gizli mod özelliği yoktur. Bütün ürün paylaşımlarınız şeffaf bir şekilde kullanıcılara ulaşır. Diğer bir farkı ise iletişim bilgilerinin bulanması zorunludur. Böylece kullanıcılar işletmeniz ile kolayca iletişime geçebilirler.

Instagram işletim profiline geçtiniz fakat istediğiniz düzeyde bir kar artışı sağlayamadığınızı fark ettiniz. Bu durumda çeşitli afiş, poster veya reklamlarınızda bu profilin linkini verdiğiniz takdirde potansiyel müşterilerin sizi daha kolay bulmasını sağlayabilir ve kar olarak artış sağlayabilirsiniz. Unutmayın ki insanlar birkaç tık kadar yakınında olan şeyleri daha kolay inceleme imkânı bulurlar.

Son olarak belirtmemiz gerekir ki güncel olarak kullandığınız kişisel Instagram hesabınızı işletme hesabına çevirdiğinizde korkmayın ki Instagram tekrardan işletme hesabından çıkıp tekrardan kendi kişisel hesabına geçiş sağlayabilme imkânı sunuyor. Instagram profil hesabı ayarlarından eski haline çevirebilirsiniz.

Bu yazımızda sizlere basitçe “Instagram işletme profili nedir?”, “Bu profiline Nasıl Geçilir?” gibi sorularınızı basitçe cevaplandırmaya çalıştık. Yazımızı beğendiyseniz buradan diğer blog yazılarımıza erişebilirsiniz.

Gelişen teknolojik alet ve bilgisayarlar baz alındığında hack olayları bir hayli artmış durumda. Durum böyle olunca hack ile ilgili herhangi bir bilgiye sahip olmayan insanlar “Hack nedir?”, “Hacker nedir?” gibi sorulara yöneliyorlar. İngilizce karşılığı “kırmak” anlamına gelen hack, teknoloji dilinde herhangi bir teknolojik alete izinsiz ve zorla erişim kurmak anlamına geliyor. Bu işlemi gerçekleştiren insanlara ise “hacker” adı veriliyor. Çoğu yerde “bilgisayar korsanı” olarak tabir edilen hackerler her ne kadar bu şekilde ifade edilmekten hoşlanmasalar da bu tanım günümüzde birçok insan tarafından böyle yapılmaktadır.

Hack’lemek bir çoğunlukla bir sistem veya yazılıma etik olmayan yollara başvurarak farklı bir erişim yolu bulmaktır. Hacker ise bilgisayar veya teknolojiye dair fazlasıyla bilgiye sahip kişilerin bu bilgiyi kullanarak internetin ulaşabildiği her platforma (günümüz teknolojisi ile diğer teknolojik aletlerine de) erişim sağlayabilen insanlara denir.

Hackerler internetin dahi çocukları olarak bilinirler. Programlama ve ağ sistemleri ile ilgili çok fazla bilgiye sahiptirler. İnternet dünyasının oluşumundan gelişimine her bölümünde aktif bir şekilde var olan hackerler ayrıca bilgisayar ve internetin gelişiminde dolaylı yollar ile aktif bir rol oynarlar.

Hackerlerin temel vasıflarına gelecek olursak, verdiğimiz bilgiler ışığında ve günümüz dünyasında yaşayan insanların çiğ süt emmiş vasfında olması dolayısı ile hackerliği kötü niyetle kullanan insanların sayısı fazla. Bu insanlar kötü niyetlerini ve bilgilerini birleştirerek izinsiz sistemlere erişim sağlar, ulaştıkları sistemlerdeki verileri çalar ve bu bilgileri depolayarak kâr amacı güder, siler veya şantaj unsuru olarak kullanırlar.

Hackerler Ne İş Yapar?

Bilişim dünyasında hackerliği bir iş gibi iyi niyetle yapan insanlarda var elbette. Bu insanların asıl amacı sistemdeki açıkları belirleyerek bu açıkları kapatmak ve sistemin güvenliğini sağlamaktır. Meslek olarak yapıldığı takdirde diğer meslekler gibi şirket veya kuruluş adına çalışarak maaş almaktadırlar.

Son yıllarda gelişen teknoloji ve bilginin elektronik ortamlara taşınması ile devletlerin de bu dalda güvenlik ihtiyaçları arttı ve bu ihtiyaçlar doğrultusunda devletler tarafından deyimi yerindeyse siber ordular kurulmaya başlandı. Diğer tarafta ise bu büyük insan topluluklarına karşı kötü niyetli hackerlerin kurmuş olduğu hacker toplulukları da var.

Bu iki grup arasındaki temel fark ise şu şekildedir:

Kötü niyetli hackerler sistemleri bozmak veya sistemlere izinsiz giriş yöntemi oluşturarak bu yöntemleri kötü fiiliyatları için kişiler olmalarına karşın, iyi niyetli olanlar kötü niyet arz eden hackerleri bir nevi durdurmak için var olanlardır. İyi niyetli hackerler diğerlerinin aksine üretkenlikleri ve sistemleri geliştirme konusundaki faydaları ile ön plandadırlar.

Hackerler genel olarak üç gruba ayrılırlar;

  • Siyah Şapkalı Hackerler; Bilgisayar korsanları olarak bilinen siyah şapkalı hackerler sistem zafiyetlerini kullanarak kötü niyet arz eden insanlardır. Bu işledikleri siber suçlar çoğunlukla haksız gelir elde etmek ya da edenlere yardımda bulunmak, hoşlanmadığı her şeyi protesto etmek veya egolarını tatmin etmektir.
  • Beyaz Şapkalı Hackerler; Kendi aralarında etik hacker olarak tanımlanan hacker türüdür. En büyük işlevleri dışarıdan gelebilecek tehlikeleri görür ve sistemlerdeki güvenlik açıklarını kapatmaya çalışırlar. Şirket veya kurum adı altında çalıştıkları için yaptıkları işin siber suçla bir ilgisi yoktur tamamen legaldir.
  • Gri Şapkalı Hackerler; Genel olarak beyaz şapkalıdırlar ancak bazen egolarına yenilip veya aldıkları maaş ile yetinmeyip iş saatleri dışında siber suç işlerler. Gri şapkalılar bulundukları duruma göre beyaz ya da siyah olarak adlandırılsa da ortada kaldıklarından gri renk olarak isimlendirilirler.

Genel Hack’lemek Türleri Nelerdir?

Birçok hack türü vardır. Bunların arasında en belirgin olanı ise Hacktivist eylemlerdir. Aşağıda sık kullanılan hack türlerini sizler için derledik;

Hacktivist Eylemler; Büyük hacker topluluklarının dini, siyasi veya toplumsal nedenleri bahane ederek bazı örgüt veya şirketlere yapmış oldukları hack’lemek girişimidir. Bu tür girişimler büyük şirketlere hatta kimi zaman ülke çaplı olduğundan devamında çok büyük ekonomik sorunlara yol açabiliyor.

Creeklemek: Çoğu yazılım  kopya veya korsan yazılımların türememesi için bazı güvenlik önlemleri veya bazı şifrelemeler kullanırlar. Hackerler ise bu şifreleme yöntemlerini kırarak yazılımı kopyalamaya müsait hale getirirler. Böylece yazılımı ücretsiz kullanır ya da düşük fiyatla başkalarının kullanımına sunar veyahut yazılımın sahibi olan firmaya şantaj yaparak belirli bir miktar para koparmaya çalışırlar.

Zararlı Yazılımlar; Bilgisayar korsanları (siyah şapkalı hackerler) yazılım konusunda uzmanlaşmış olduklarından kötü niyetli yazılımlar kullanarak eriştikleri sistemlere zarar vermek, bu sistemdeki verileri silmek, kopyalamak ya da benzeri durumlar için kullanırlar.

DDoS Saldırıları; Dağıtılmış Hizmet Reddi (DDoS)saldırıları olarak bilinir. Genel amacı sistem aşırı yüklemesi yaparak sistemi kullanılamaz hale getirmektir.Genel olarak sistemi çökertmek için kullanılsa da DDoS saldırısı sonrası sistemin güvenlik sistemi de çökeceğinden sisteme erişim içinde kullanılan bir yöntemdir. Genel olarak birçok kişi tarafından sisteme aşırı yüklemesi sağlanarak yapılır.

Phishing Saldırıları; Temel amacı bilinçsiz kullanıcıları sahte formlar ve sayfalar ile kandırıp bilgi erişimi sağlamaktır. En eski hack yöntemlerinden biri olan phishing saldırıları bilinçsiz insanların çoğunlukta olması sebebi ile hayla sıklıkla kullanılan bir yöntemdir.

Sosyal Mühendislik Saldırıları; Sosyal mühendislik saldırılarında insan davranışlarındaki hatalar birer zafiyet olarak tanımlanır ve insanlar hata yapmaya yönlendirilerek bu zafiyetler kötüye kullanılır. Genel olarak insan kandırma sanatı olarak da tanımlanır. İnsanların iletişimleri sırasında yapmış olduğu hatalar birer zafiyettir ve bu hatalar sayesinde sistemlere izinsiz erişim elde edilebilir.

Brute Force Saldırıları; Parola yöntemi ile koruma sağlayan sistem veya yazılımlara erişim için kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemde çeşitli uygulama ve yöntemler ile milyonlarca hatta belki de milyarlarca parola denenerek doğru parola bulunmaya çalışılır. Bu yöntem parolası daha sıradan belirlenmiş kişilerde daha çabuk sonuca ulaşmayı sağlar.

0 (Zero) Day Saldırıları; Bu saldırı türünde hackerler önceden keşfetmiş oldukları bir nevi sistem arka kapılarını hiç kimse ile paylaşmadan saklarlar. İhtiyaç duydukları halde ise bu arka kapıları kullanarak sisteme hiç bekleme yapmadan ulaşım sağlarlar.

İşletmelerin hacker saldırılarından korunmaları için alabilecekleri önlemler

Siber saldırlar ile ilgili birçok yöntem var ve biz bunları yazımızda belirttik. Bu verdiğimiz bilgiler ışığında hackerlerin kötü niyetli olanları ne kadar tehlikeli olduklarını anlamış olmalısınız. İşte bu yüzden işletmelerin bu tür saldırılara maruz kalamamaları için güvenlik tedbirlerini almak zorundalar. Bu tedbirlerden en işe yarar olanı ise etik hacker işe almak. Böylece sistem zafiyetleriniz kapanmış olur. Firewall, IPS, IDS gibi ürünlerle de savunmalarını güçlendirirler.

Siber saldırılara karşı güçlü bir savunma yapabilmenin ilk adımı ise kurumunuza bir Firewall cihazı konumlandırmakla başlar. Bu cihazlar yeni nesil güvenlik duvarı olarak tanımlanırlar. Güvenlik duvarları kurum ağınızı sürekli olarak analiz eder, kötü niyetli girişleri veyahut siber saldırı türlerini tespit ederek hackerlerin erişimlerini engelleyen güvenlik ürünleridir. Bu yazımızda “Hack nedir?”, “Hacker kimdir?” gibi sorularınızı cevaplandırdık. Yazımızı beğendiyseniz buradan diğer blog yazılarımıza ulaşabilirsiniz.

Belirli bir kitleye veya topluluğa hizmet edeceğinizi bilmeden reklam yapamaz, satışla ilgili strateji geliştiremezsiniz. Bu sebeple hedef kitle analizi satış veya reklam işinde olan firmalar için önemli bir kavramdır. Bu yazımızda da hedef kitle analizi nasıl yapılacağına dair birkaç öneride bulunacağız.

Mevcut müşteri kitlenizle işe başlayın

Eğer ki zaten bir E-ticaret ya da benzeri bir site sahibi iseniz zaten mevcut olan kitlenizi saptamak ve bu doğrultuda hamla yapmanız daha doğru olacaktır.

Öncelikle firmanızın satın alma geçmişinden yaptıkları alışverişleri detaylandırabilir ve ayrıcı alışveriş yaptıkları bölgeleri saptayabilir, ödeme esnasında uygulayacağınız anket yardımıyla kullanıcıların alışveriş alışkanlıkları ve ödeme yöntemleri ile ilgili bilgi toplayabilir ve bu bilgiler ile potansiyel müşteri kitleniz ile ilgili çalışmalar yapabiliriz.

Eğer mevcut kitlenizden memnun değil ve daha farklı topluluklara ulaşmak istiyorsanız ilgili bilgileri yazımızda bulabilirsiniz.

İdeal hedef kitlenizi tanımlayın

Sizin için önceliğiniz marka kriterlerine uygun ve ürünlerinizle bir şekilde temas halinde olan hedef kitleyi tanımlamak olacaktır. Bu süreçte özellikle üzerinde durmanız gereken başlıklar ise şu şekilde;

  • Yaş
  • Cinsiyet
  • Yaşadıkları konum
  • İlgi alanları
  • İnternetten alışveriş alışkanlıkları
  • Gelir durumları
  • Hangi sosyal ağlarda aktif oldukları

Bu başlıklar ile ürünlerinizi kıyasladıktan sonra hedef kitlenize uygun çalışmalar yapabilirsiniz.

Hedef kitlenizi bölün

Ürünlerinize göre oluşturduğunuz hedef kitleler birbirileri içinde de farklılık gösterebilir. Bu duruma istinaden alt bölümler oluşturmalıyız. Bu alt bölümlere göre reklam çalışmaları yürütmeli ve yine bu bölümlere göre satış stratejisi oluşturmalıyız. Bu alt bölümleri oluştururken dikkat edilmesi gereken başlıklar şu şekildedir;

  • Demografik yapı
  • Coğrafi konum
  • İlgi alanları ve ihtiyaçları
  • İnternetten satın alma alışkanlıkları

Kitle analizi sırasında bu başlıklara dikkat ederek hedef kitlenizi gruplara bölmek, verimliliğinizi artırmada yardımcı olur.

Mümkün olduğunca veri toplayın

Hedef kitleniz için yukarıda belirlediğimiz başlıklar altında veri toplamaya geldi sıra. Bunun için birçok yöntemde mevcut aslında. Örneğin bu konuyla ilgili birtakım araştırmalar yapabilir, sosyal medya üzerinden yaptığınız anketler ile veya anlık yaptığınız sokak görüşmeleri ile müşteri hakkında potansiyel veriler elde edebilirsiniz.

Ürünlerinizin çözdüğü sorunlar neler?

Hedef kitle analizinde tüketicilerin ürünlerinizi ne amaçla kullandığını bilmeniz gerekiyor. Hangi ürünü kim ne için kullanıyor? Müşterilerinizden kaç yaş aralığı ürünlerinizi kullanıyor? Hangi ürün kimin ne işine yarıyor? Gibi benzeri soruların cevaplarını bulmalı ve bu cevaplar doğrultusunda ürünlerinizin hangi topluluk için daha faydalı olduğuna göre kitle analizi yapabilir ve bu analiz sonucunda çalışma stilinizi şekillendirebilirsiniz.

Rekabeti analiz edin

Rakip markaların ürünlerini kendi ürünlerinizle karşılaştırmak kaydıyla rakip firmanızın kitle hedefini belirlemek önemli bir etkendir. Doğrudan onların hedef kitlesi ile ilgili bilgi toplamanız, pazarın mevcut durumunu da görmenizi sağlarken, hedef kitlenin beklentilerini de anlamanıza yardımcı olur.

Pazarlama kanallarınızı belirleyin

Hedef kitlenize nereden ve nasıl ulaşabileceğinizi saptamak hedef kitle belirlerken dikkat edilmesi gereken bir konudur. İdeal kitlenizin nerede ve nasıl vakit geçirdiğini belirlemek, sosyal ağ reklamları, Google Adwords çalışmaları, influencer pazarlama çalışmaları ve sponsorlu içerikler kullanarak en iyi kitleyi nerede yakalayabilirim? Sorusunun cevabını almış olacaksınız.

Müşteri profilinizi oluşturun

Edindiğiniz bilgiler doğrultusunda ideal müşteri profilinizi oluşturmaya başlayabilirsiniz. Demografik yapıyı belirledikten sonra, konumu, ilgi alanlarını, sorunlarını ve ne tür çözümlere ihtiyaçları olduklarını, markanızın tüketicilerin hangi sorunlarını nasıl çözdüğünü, kullanıcıların alışveriş alışkanlıklarını da not alarak ideal müşteri profilinizi oluşturabilirsiniz.

Bu yazımızda sizlere hedef kitle analizi ile ilgili birkaç tüyo verdik. Yazımızı beğendiyseniz buradan diğer blog yazılarımıza ulaşabilirsiniz.